almak istediğin, ya da aldığın arabayı,
her yerde görmeye başlarsın ya...
sanki o araba senden önce yokmuşçasına...
Ve o zaman şöyle dersin:
"Çok tutan bir araba"
Konuyu, sevgilinin her yüzde ve her yönde
görülmesine bağlamayacağım.
Bisilete bindiğimden bu yana,
"ne kadar da çok bisikletli varmış" diyorum.
İşte bağladım konuyu.
Bisiklete bindiğimden bu yana çok değiştim. Bir defa, kalçam bir biçime girdi. Öyle diyorlar. Hösst!!! Destur!! Bre densiz!!! Kimse böyle bir şey demedi. Tepkimden de anlaşılacağı üzere diyemez de...
Evet değiştim. Mehmet Öz üstadın tehlikeli dediği, 100 santim göbekten, 99 santim göbeğe düştüm bi kerem.
Bisikletle gezerken insanları daha çok tanıdım: Şoförler, bisikletlilere gerçekten saygılılar. Hep yol veriyorlar. Ama bazen pencereden tükürdüklerinde veya izmarit attıklarında, bize geliyor direktmen. Çok şükür, daha bana gelmedi. Gelirse ne yaparım? Ben de başkasına tükürür ve izmarit atarım. Ne yapcam başka? Bu sefer bana höst! Atmam tabii ki, "işte bu yüzden AB'ye giremiyoruz" derim sadece. Bir de ana-avrat düz giderim sadece.
Yayalara gelince, yayalar biz bisikletlilere çok saygısız. Ben de bisiklete binmeye başladıktan sonra, araba kullanırken, bisletlilere saygılı ve hörmetli davranmaya başladım. Önceden hiç takmazdım.
Parantez açmıştım "(Falezler.1)" diye. Şimdi bu konuyu açıyorum:
Pisletimle, Antalya Falezlerini gezmek en sevdiğim bir şeylerden. Falezlerden nasıl denize inilir? Nerelerden denize inilir?
Öncelikle şunu belirteyim: Falezlerden, elbette bisikletle denize kesinlikle inilmez. Biziletle, faleze gidilir, iniş de yayan olur.
Falezler'in Karaalioğlu Parkı'ndan batısına doğru yani, Lara Plajı'na doğru olan kısmından başlıyorum.
Karaalioğlu Parkı'nın hemen bitiminde, paşanın lojmanının hemen yanında, halka açık denize inilecek bir yer var.
Bu yer, Ramada Hoteli ile Divan Talya Oteli'nin arasında, Fevzi Çakmak Caddesi'nde giderken, 1314. Sokak'a girilir ve yokuştan indikten sonra, ağaçların ortasında bir merdiven gözükür. İşte bu merdiven, falezlerden denize inilen bir yer.
![]() |
| Siyah Yıldız Koyduğum Yerden... |
Önceden fırına koymuş olduğum bazı resimlerim var:
| İşte o merdivenler!!! |
| Merdivenler Devam Ediyor |
İşte bu merdivenlerden denize inilir. En aşağıdaki kayada, denize girmek için ayrıca bir paslı merdiven ve halat var.
Bu arada, yukarda görüldüğü üzere, dede pisletimi değiştirdim.
| dede bisikleti |
Dede bisikletimi, 5-6 ay önce 250'ye bir beyaz eşya dükkanından almıştım. Sonra bindikce anladım ki, bisiklet dediğin, öyle beyaz eşyacıdan alınmazmış; bisikletçiden alınırmış.
Bunu anladığım an, eskisini 150'ye sattım. Yenisini 500'e aldım. Bir kaç yıl sonra, daha güzel bir şey almayı düşünüyorum.
Bisikletçimin kendi sürdüğü bisitlet, 15.000 liraymış. Ama kendisi yarışçıymış. Türkiye birincisiymiş hatta. Bisiklette uzman olduğunu anladığımda ilk sorduğum soru, "bisiklet basür yapar mı?" oldu. "Yapmaz. Yapsaydı en önce ilk ben olurdum. Gerçi ben de basür oldum. Fakat baharattan oldum. Bisikletten değil. Karabiber, pulbiber... Bunlara aman dikkat!!" dedi.
| AHA 15binlik bisiklet |

Adam "Basur yapar mı?" sorusuna "Hösstt" demedi mi? :)
YanıtlaSilBir bisiklete de o kadar para verilmez ki yaa!
kibar sorarak guardımı almıştım :)
YanıtlaSilben de vermem.
ayrıca eski bloggerleri görmek ve özellikle sizi görmek beni memnun etti...
Eski dostları ziyaret etmek de bana ayrı bir zevk veriyor :)
YanıtlaSil