13 04 2011

2011 Ygs Şifre Skandalı

Kurumlara Güven
1 Nisan 2011'de Ösym'nin verdiği Ygs basın kitapçığında, şifre tespit edildi. Ertesi gün yani 2 Nisan'da bu olay, muhazakar gazeteler hariç, tüm medyanın  birinci sayfasında yer aldı. Muhafakar kesim, bu işin içinde, ya da değil; neden haber yapmıyorsunuz? Bu anlayış, şifreden de, kopyadan da daha az vahim değildir.




2 Nisan tarihli gazeteler

Neler konuşuldu: Tatmin, cemaat, korkumdan konuşamadım, iptal meseleleri konuşuldu.


1 Nisan'da şifrenin gündeme gelmesinden sonra ÖSYM Başkanı Ali Demir ancak iki gün sonra 3 Nisan'da konuşabildi. Bir gün sonra 4 Nisan'da Abdullah Gül tatmin olduğunu açıkladı. Hemen akabinde, Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek "Sayın Cumhurbaşkanının tatmin olduğu konuda biz de tatmin olmuşuzdur." dedi.

Bir sonraki gün 5 Nisan'da eski başkan Ünal Yarımağan "korkumdan konuşamadım" beyanatını verince, Nimet Çubukçu "ÖSYM Başkanı'nın kendisini tatmin ettiğini" ifade ederek Yarımağan'a cevap verdi.

İki gün sonra YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan "En güvenilir sınavdı, açıklamalar beni de tatmin etti" dedi. En son takip edebildiğim kadar dün; 12 Nisan'da, Başbakan Erdoğan Ygs'de şifre iddialarına cevap vererek "ÖSYM Başkanı'nın açıklaması tatmin edici" dedi.

Tüm bunlar olurken, Zaman Gazetesi'nde "Şifre iddiaları çürüdü" şeklinde ve tabii ki "provokasyon" haberleri dur olmadı.

Bu arada ÖSYM "basına bir daha kitapçık verilmeyeceğini" deklara etti. Basın olmasa bu olaylar olmayacaktı çünkü...

Son olarak, ÖSYM şifreyi "sehven" kabul etti.

Son demiştim. Olsun.

Cemaate gelince... Kopyadan daha önemli olan şey:  Neden herkes cemaati suçluyor? Cemaat bunda bir kasıttan daha öte şeyler aramalı değil mi? Kendisini bi defa olsun sorgulamalı değil mi? Ya da nefis muhasebesi yapmalı değil mi?  Cemaatin imajı ciddi tehlikede.

2010 Kpss'yi unutmadık. İptal edilmişti. Kpss kopya iddilarının üzerine giden Türk Eğitim Sen'den bir üyenin kopyacı olduğu ortaya çıkınca, bir medya kanalı günlerce nasıl haber yapmıştı? Oysa ki, Türk Eğitim Sen'den bir kopyacı varsa, malum dersanelerden onlarca KPSS birincisi vardı.

Önceden de yazmış olduğum, mini bir anımı yazarak sonlandırıyorum:

"öys sabahı, biz yurttaki öğrencileri eperkenden kaldırdılar. 20 tane matematik sorusu verdiler. soruları bir öğretmen rüyasında görmüş. şıkları ezberleyin dediler. ezberledik. hiç biri de çıkmadı. rüya, rüya-ı kazibeymiş."

9 temas:

  1. Gerçekten çok güzel bir konuya temas ettiniz. Teşekkür ederim.
    demeyeceğim. yeter bu zırvalıklar B)

    YanıtlaSil
  2. O kadar süreden sonra ve bu kadar malzeme varken(Ygs olayı) daha sert bir yazı bekliyorudum sayın Muhaber. :p

    AYZER

    YanıtlaSil
  3. gelişmelerle burada olacaz efenim :)

    YanıtlaSil
  4. işte bir gelişme :)

    "27 mart 2011 tarihinde yapılan ygs 2011 sınavındaki şifre skandalıyla ilgili ösym'nin adaylara gönderdiği mektupta, basına verilen soru kitapçığının sınav bittikten sonra türetildiği söylenmesine rağmen, soru kitapçığının oluşturulma tarihine baktığımızda 24 mart 2011 tarihli yani sınavdan 3 gün önce oluşturulması hadisesidir." kaynak

    YanıtlaSil
  5. Hocam biraz erken olmuş, senin yazının üstüne bir de Açıköğretim lisesi sınavlarında kopya skandalı patladı :) Ösym gibi yıllardır herkesin güvendiği bir kurum bile akp iktidarı döneminde ne hale geldi?

    YanıtlaSil
  6. değil Türkiye'de; politika ve siyaseti hak ve hukuka riayet etmeden çıkar hesabına kendi mevcudiyeti adına yapanlar,bunun için kan dökmeyi,ülkeyi kaosa sürüklemeyi bile mübah görenler, adına Ergenekon veya başka bişey diyebilirsiniz. kendi konrkunç yüzleri ortaya çıkmaya başladığında bir başka "öcü" üretip dikkatleri o yöne çekmek isterler.
    Bu ülkenin yükselen bir değeri var. "F.Gülen hareketi" faaliyetleri dallanıp budaklanmış ve neredeyse her ortamda bir gönüllü üyesi var.
    Bu, bu hareketi uzaktan izleyen ve bu tür hareketleri daha önce iran-cezayir örnekleri ile örtüştürüp sonunda bununda onlar gibi bir yere varacağını ister istemez sanan veya medyanın yansıtması ile sandırılan kişiler için zaten potansiyel bir tehlike gibi duruyor. içine girenler ,cemaatin başarmaya ve ulaşmaya çalıştığı değerleri görenler içinse "biz acaba neresinden tutup bu işe destek olabilriz" düşüncesine girdikleri bir gönül işi.(çünkü hareket dünya insanlarının huzurunu lafta değil fiili olarak hedeflemiş ve bu amaçla dünyanın her yerinde hoşgörü dili "türkçe" sloganı ile faaliyet gösteriyor. anadolu insanını dost eli uzatmış fedakar güzellikler olarak tanıtıyor-islamiyetin terör değil dünyaya huzur getirmek için indiğini yaşayarak gösteriyor.vs.vs.)
    Ve bu hareket ve bu hareketi temsil edenler mevcudiyetleri için kan dökmeyi mübah gören şer odaklarının çıkarlarının önünde bir engel.
    Bu yüzden dağda kurt kuzuyu kapsa "cemaatin cobanı kuzuyu kurda sattı" diye haber yaptırıp bir öcü doğurmak isterler.
    Bu cemaatin dersaneleri yıllarca gecelerini gündüzlerine katıp çalıştı emek sarfetti davalarının adını duyurmak için en zeki çocuklarla derece sınıflarında ter döktüler ve birinciler çıkardılar. Şimdi güçlü oldukları bir alanda polemik doğurup bu başarıları gölgelemek, cemaati kolları her yanı sarmış ve herkese tehdit oluşturmuş bir yapı gibi göstermek kimlerin ekmeğine yağ sürmektir aslında açıkça ortada.
    Şu aşamada şahsen o kitapçığın bilinçli oluşturulduğu, basına açıklandıktan sonra Artvin'deki kimseye düğmeye basması için talimat verildiği. OSYM'nin acemiliğinin sonuna kadar sömürülüp bu örnekten yola çıkarak ülkedeki her kuruma güvensizlik ortamı oluşturulmak istendiğini düşünüyorum.(Yargı-asker-OSYM- vs hepsi AKP ve Cemaatin yuvası olmuş yaygarı ile "bakın biz aslında masumuz bunlar buraları ele geçirdi diye bizi içeri alıyorlar" demeye getirmek istiyorlar işi)
    Ortada bir tuhaflık var. OSYM içindeki olmayanı varmış gibi gösteren köstebeği bulmalı.

    YanıtlaSil
  7. @dismenore

    aöf işi biraz farklı. ben de çalıştım. özelden konuşalım bunu :)

    @adsız

    bu güzel yorum için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  8. ösym skandallar bitmiyor.

    ÖSYM’nin 29 Mayıs’ta yaptığı Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı’nın Tıp doktorluğu 2. aşama kitapçığındaki 100 sorudan 75’inin geçen yılki sınavla aynı olduğu ortaya çıktı.

    http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18034331.asp?gid=381

    YanıtlaSil

Gerçekten çok güzel bir konuya temas ettiniz. Teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...