30 01 2011

2011'in Ocak Ayı'sı

Blog, sen bir günlüksün; günlüksen sevgilisin.  O zaman, "Sevgili Blog" diyerek yazıma başlamak istiyorum.

Sevgili Blog!

Artık eski sevgili olmaya başladın. Sen yeni sevgiliyken, eski sevgili, Ekşi Sözlük'tü. Şimdi sen eski sevgiliyken, yeni sevgili iPhone oldu.

Gene de senin yerin ayrı.

Ne demiş üstad Şair Orhan Veli: "Üzülme, senin yerin ayrı, onun yeri ayrı" Yerden kasıt, yataktan başka yer değil elbette.

*

"Bugün de akşam oldu" sözünün bir şiirin mısrası olduğunun ayırdına yeni vardım, ey Eski Sevgili!

Dün akşam olmamış mıydı? Ya da, evvelsiki gün ve birbirini takip eden dünlerde ve birbirini takip edecek günlerde akşam olmayacak mı? Olacak. Ama akşam olduğunda "bugün de akşam oldu" demek, gerçekten çok şairane, çok basit ve dahiyane ve çok duygusal ve bir o kadar da vurucu...

"Bugün de doyduk elhamdülillah" diye, abimin sözü var bir de. Bu da gerçekten bir o kadar masumane, kanaatkarane ve bir o kadar da doyurucu...

*

2011 Ocak da bitti. Neler, neler oldu?! Öncelikle şu Arap isyanlarına ne kadar mesudum, ne kadar bahtiyarım bunu şairler bile anlatabilemez.

Darısı, diktatörlar altında ezilen Türkmenistan, Azerbaycan gibi Türk ülkelerinin başına ve hassaten, hala "kast sistemi"nde hayvanlardan bile aşağı görülen evsiz barksız yüz milyonlarca Hindistanlı'nın başına.

Ey kast sisteminin en altında ezilen ve buna reankarnasyon yüzünden yani dini inançları yüzünden ses çıkarmayan Hint Kastı'nın en tabaka altında evsiz barksız, yeni hayatlarında bir üst kasta çıkmak isteyen Hintliler!! Size dokunarak alçalacağını sanan üst tabakadan insanlara dokunmaya başlayarak isyanlarınıza başlayın!! Derhal!!

Bu bir emirdir. Ve bu sözümü hiç unutmayın.

*

İnsanlık tarihinin bireysel çabalarla değişeceğine inanmıyorum. Dünya'nın olağanüstü ve öngürülemeyen olaylarla şekilleneceğine inanırım. İşte şimdi, 20 yıl önce öngürülemeyen olağanüstü bir dönemdeyiz.

Türk'ün göçü, İskender'in şehirleri, Roma'nın hristiyan olması, Hz. Muhammed'in araplardan bir asır içinde medeniyet kurması, coğrafi keşifler, engizisyon mahkemeleri/reform/rönesans, sömürgeler, köleliğin kalkması, cumhuriyetler ve internet -pardon- sosyal medya diyecektim. İnternet değil, sosyal medya.

Asıl olay internet değil. Asıl olay sosyal medya. Sosyal medya, ilerinin devleti. Sosyal medya ilerde olacak: sosyal devlet.

Yukardaki saydığım olağanüstü dönemlerin herhangi birisinde olsaydım ne kadar heyecan duyacağımı tahmin edebiliyorum. İşte şimdi, sosyal medyanın emekleme döneminde de bu kadar heyecanlıyım. Sanki Amerika'nın keşfindeyim, ya da İskender'in yeni kurduğu bir şehirde amele, ya da Hz. Muhammed'in bir sahabesi, ya da köleliğin kalktığını gazetelerde okuyan bir okuyucu...

Evet sanal denilen olay bu kadar önemli ki, diktatörler deviriyor.

işte sosyal ağ

*

Tayyip Erdoğan'ın yuhalanması bile Twitter'den organize ediliyor. Cemil Çiçek "bu Twitter cıvıtır" diyor. Obama, başkanlığını bir ölçüde Twitter'e borçlu.

Tunus isyanında Wikileaks, Mısır isyanında Twitter ve Facebook'un rolü büyük.

*

KPSS kopya skandalını medya soğutmaya çalışılırken, internette hala sıcacık. 17 Ağustos depremini fuhuşa bağlayan hocaların fuhuş görüntüleri internete düşüyor. Erdoğan'ın protesto olayları bazı medyada verilmiyor. Ama sosyal ağda saniye saniye izleniyor.

*

Bu saniye saniyeler ile kanunları bizzat sosyal ağ yazacak, valiler, bakanlar, hükümetler her an diken üstünde olacak. Devamlı bir sayaç olacak. Bir yetkiliye sosyal destek, vatandaşları tarafından belirli bir yüzdenin altına düştüğü zaman hemen azledilmiş olacak.

Bir devlet yetkilisinin banka hesaplarını isteyen herkes görebilecek.

Kanunlar anlık çıkacak.

*

Artık Mısır, Tunus vb yerlerdeki diktatörlerin yerine geçecekler yerlerine oğullarını geçirtmenin, 30 yıl kalmanın hesabını yapma yerine, her an hesap verebileceğinin bilincinde olacak. En azından bu olacak.

Tabii ki, Taliban benzeri yönetimler gelmezse.

Çünkü dinin etkisi çok büyük. Dinin etkisi -şimdilik- sanal ağdan, sosyal networkdan, bloglardan, Twitter'den, Facebook'tan çok büyük. Hindistan'daki en alt tabaka isyan etmiyorsa, reankarnasyon inancı yüzünden isyan etmiyor. Afganistan'da bir kişi recmde taş atmayı kabul etmezse; kafir sayılacağını bildiğinden taş atıyor. Allah'tan daha merhametli olunamayacağını öğrettikleri için taş atıyor. Ve buna itiraz edemiyor.

*

Bir sonraki yazı: Türkiye Ne Olacak? Şimdi söz, B'de.


Resim kaynak

*

8 temas:

  1. yine bombayı patlatmışsınız üstad:) bunlar ne güzel mevzuular böyle..

    "türkiyede internet eşittir süperonlayn" lı zamanlar' ı görmüş geçirmiş(ve çok uzaklarda bırakmış) bir millet olaraktan;

    türkiye adına ümitvârım ben..halk artık hakkını bu sosyal bişiler dediğimiz yerlerde arıyor,
    değindiğiniz gibi kimseciklerin de gıkı çıkamıyor...kimse kimseyi "tın"mıyor,tanımıyor bi anlamda..herkes çırılçıplak kimliğiyle hesap vermek durumunda kalabiliyor..

    seviyorum ben internetin getirdiklerini,ne susayım değil mi ama :)

    YanıtlaSil
  2. arasöz yerine:

    -seni en iyi anlayan kimdir?
    -?!?
    -evet doğru bildin:eski sevgili :)

    sevgilinin çeşitli olanı yeğse de eskisi bambaşkadır,hani yetim bırakmayınız bu'logcağınızı derim ben,tabi her vakitki gibi nâcizane ..

    YanıtlaSil
  3. teşekkürler b.

    evet kimse susmamalı. mısır genelkurmay'ı açıklama yapmış, kimseye krşun sıkılmayacakmış. yarın bu iş tamam.

    şimdi mikrofon gene b'de. evet be.

    YanıtlaSil
  4. B, ile b aynı şahsı mı temsil etmektedir ? :)

    YanıtlaSil
  5. ama ben sizi e'be seçiyorum.
    mikrofon daimi sizde efenim.
    yarınki yazınızı da bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  6. evet b ile B aynı.tamam ben de yorumları bekliyorm

    YanıtlaSil
  7. Sonuçta sevgilisz olmuyormuş yahu

    YanıtlaSil
  8. hiç olur mu :( keşkem olsaydı

    YanıtlaSil

Gerçekten çok güzel bir konuya temas ettiniz. Teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...