09 10 2010

Şarj, Deşarj ve Takviye

Sene, 90'ların başı. Bir abi sohbette  *  konuşuyor: "Bir walkman'ın pili 8 saatte şarj olmasına karşın, 2 saatte bitmektedir. Biz de  kendimizi en az 8 saat maneviyatla takviye ettikten sonra en az bir iki saat tebliğ yapmalıyızdır."

Zaman başkalaştı. Artık bir pil, çok az sürede şarj olup, çok uzun süre dayanabiliyor. Hatta bir Abd uçak gemisi, belki Antalya Havaalanı kadar büyük; büyük ve 5 bin personel çalıştırıyor. Bu uçak gemisi, bir nükleer pil ile bilmem kaç yıl yani 2023 yılına kadar, hiç takviye almadan bu kadar büyük bir havaalanını -pardon- gemiyi yüzdürebiliyormuş.  *

Artık zaman başkalaştı. 8 saat manevi takviye ile ,1-2 saat tebliğ yerine;, 1-2 dakikalık manevi takviyeyle 1-2 saatlik tebliğ mümkün mü?

Manen böyle bir şarj olma yöntemi var mı? Sıbğatullah, insibağ, nazar-ı himmet, ataullah gibi kavramlar var. Veya Bediüzzaman'ın tabiri ile, "imamenin sağındaki tesbih tanesinden başlarsan 99 habbe sonra imamenin diğer ucundaki danesine ulaşmak yerine, direkt imame üzerinden aynı noktaya ulaşabilirsin" diye başka bir yol daha var.


kestirme yol



***

Bediüzzaman, risale okuyanlarca "son müceddid" yani "mehdi" kabul ediliyor. Eğer böyleyse, "Mesih nerede?" diye bir soru geliyor insanın aklına. Çünkü Mehdi inancının bir adım ötesi Mesih inancı. Mehdi adımı atıldığına göre sıra, diğer adıma geliyor. Bu sorumu, Fethullah Gülen Cemaati'nden olmayan ve kendi Nur Cemaati içinde cemaatinin 2. adam olan birisine sormuştum. Mesih'in çoktan geldiğini ve vefat ettiğini söylemiş ve hayret etmiştim. Nerede vefat etti, kimdir, hangi ülkede gibi ısrarlı sorularıma ise, cevap vermemişti. Artık Nur Cemaatleri, Mehdi'nin ötesini konuşuyor...


Mesela, Zaman Gazetesi'nden Ali Ünal da, 27 Eylül 2010'da Mesih'le ilgili bir yazı yazdı. Esasında bu yazı, bu yazıyı yazma sebebim de oluyor...

İlgili yazı:
"...misliyle tekerrür edip duran tarihe olsun bakabilselerdi, hiçbir dünyevî gücün mağlûp edemediği Roma'yı ve onunla ittifak eden dehşetli bir "nifak"ı, Âhir Zaman'da yeryüzüne ineceği va'd edilen Hz. Mesih'in etrafındaki bir avuç insanın tek bir yumruk sıkmadan, adliyeye de, emniyete de, orduya da girme gereği duymadan nasıl dize getirdiğini görürlerdi. Bunu gördükleri gibi, bugünün dünyasında aynı Roma'yı ve müttefiki "nifak"ı da görür ve Mesih'in yeryüzüne inmesinin manâsını da anlamış olurlardı." *


Hatta, Fethullah Gülen Cemaatinden bazılarının Mesih'i, Hz. Muhamed'in....3 Nokta koydum. Çünkü tehlikeli şeyler demekten korkuyorum. En iyisi, "Hz. Meryem'e Mesih'i üfleyen Ruh'un kim olduğu?" sorusuna Hocaefendi'nin cevabını kopyalayım:

"Bütün tefsirler bunu Cebrail (as) olarak ifade ediyorlar. Fakat âyette Ruh tabiri kullanılıyor. Bu Ruhun tayininde ise ihtilaf vardır. İhtimalin sınırları ise, ihtilafın çerçevesini aşkın ve Efendimizin (sav) ruhunu da içine alacak kadar geniştir. Çünkü Hz. Meryem çok afife ve nezihe bir kadındı, bu itibarla da gözlerinin içine bir başka hayalin girmemesi gerekirdi. Ayrıca Efendimiz de (sav), bir makamda onun kendisiyle nikahlandığına işaret etmektedir. Bu açıdan da 'Ruh' Efendimizin (sav) ruhu da olabilir. Fakat, bu kat'i değildir, bir ihtimaldir. İhtimaller ise, delillerle takviye edilecekleri âna kadar katiyet ifade etmezler" *

Bir başka soruya ise Hocaefendi şöyle cevap veriyor:

"Eğer bir şahs-ı manevi olarak Hz. Mesih inecekse ben onu çok uzak görmüyorum. Olabilir, o ruh, o mana inebilir. Olabilir, o ruh, o mana inebilir. " *
***

Daha bir çok şeyler var, yazmak istemediğim. Anlatmak istediğim şey şu: Artık Mehdi değil, Mesih konusu konuşuluyor. Bununla beraber "Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Cemaati, Gülen'i Mesih anlamında kastediyor" demeyi kesinlikle kastetmiyorum. Zaten böyle bir şey iddia edilecek olursa, "İslam'da reenkarnasyon var" denilmiş olur. Ki bunu cemaat kesinlikle demez. Çünkü Hocaefendi'nin anası belli, babası belli.

Saçmalıyorum. Bence en iyi yol, uzun da olsa, bildiğin yol. 99'luk tesbihi dane dane çekmeyi yeğlerim. Bilemedin, 33'lük tesbihi.

*

3 temas:

  1. İlginç, değişik, karışık...

    YanıtlaSil
  2. @başka dostlar

    sizin yorumunuz da, ilginç, değişik ve karışık :)

    YanıtlaSil
  3. Alü Ünal Hoca 10 Ekim 2011'de gene Mesih konusuna değinmiş:

    "Hz. Bediüzzaman'ın ifadeleriyle, "baba ve annelerin evlâtlarına karşı şefkatleri dünyada en yüksek bir hakikat, onlara hürmet en yüksek hukuk" olmanın yanı sıra, anne-babaya ihsan, Âhir Zaman'da İslâmî hizmetlerin önemli bir boyutunu teşkil eden Mesihiyet'in de en mühim esaslarındandır." kaynak

    YanıtlaSil

Gerçekten çok güzel bir konuya temas ettiniz. Teşekkür ederim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...