Subscribe Twitter FaceBook

10 06 2009

Öğrencileri Severken Kendini Sevmek Egoistliktir

Acemi askeriz. İlk günlerimiz. Acemi bölüklerde 1. dünya savaşından kalma tahta "M 1"ler var.

Aynı mangadan bir savcı arkadaşım, bu bölüklere bakarak ve acı acı gülerek diyor:

"Cengiz Çandar bizim taburları boşuna köylü taburlara benzetmiyor.Baksana, Kurtuluş Savaşı'ndan kalma tahta tüfeklere"

"Bize, o günlerden ruh kalmışsa, o bile yeter." diyorum.

Evet askeriyedeki ruh, aynı ruh. 50 Yıl önce neyse, 50 yıl sonra da o....

Yıldızı ve kılıcı takan teğmen, daha ilk günden darbenin planlarını yapmaya başlamıştır çoktan...


Öğretmenlik de böyle... Ve çok seviyorum bu yüzden öğretmenliği.

Eğitimde de ruh hala aynı. Okulların tuvaletlerine bakın, hala aynı tuvaletler, sıralarına bakın hala aynı yazılar, çocuklar hala sözlüklerdeki müstehcen kelimelere bakıp- bakıp gülüyor...

Öğretmenliğim sayesinde ruhum hala, öğrenci ruhu... Kar yağınca bir öğrenci gibi "tatil yağıyor" diye seviniyorum. Öğrencinin de en sevdiği ders, boş ders, öğretmenin de....

Öğrencilerimi çok seviyorum... Ve bu sevgi karşılığında istediğim tek şey, sevilmek... Sevilmeyi istemek kadar masum bir şey var mı...

Ama ben öğrencilerime bağlanıyorum da....

Mezuniyet gecelerinin sonunda, doğum günü çocuğunun dağıttığı gecenin bitişinde yalnız kaldığı eve adım attığında tatttığı hüzün ve boşluk kadar hüzne ve boşluğa dalıyorum...


Yalnız kaldığı eve her gece girişinde hüzünlenmeyen bebe, neden doğum günü bebesi olduğu gecenin bitişindeki eve girdiğinde yalnızlığını hissederse, ben de her mezuniyet gecesinde o kadar yalnızlık hissederim...

Arkadan yeni öğrenciler de gelecektir... daha küçük sınıflardaki tüm öğrencilere de bağlanmışımdır.... ama sekizler gidince dağıtırım....

İlk öğretmenlik yaptığım okulıun 8. sınıflarının kabadayısı son gün nasıl ağlamıştı... işte o duyguları aynen her sene yaşıyorum evladım....

senin arkadaşlarına bağlandığın kadar ben de bağlanıyorum ve ben de ağlamak istiyorum...

bahçede bisikletlerinizi sizden alıp turladığımda, sizlerden birisi olmak için turlarım..

her öğlen tenefüsünde sizlerle voleybol oynuyorsam, sizlerle beraber olmak için değil, sizlerden birisi olmak için oynarım...

sizi dövüyorsam (yalan :P), ve beni şikayet edemiyorsanız, arkadaşlarınızdan dayak yediğinizde bunu anne babalarınıza şikayet edememe sebebi ile aynı görürüm... (belki de yanılıyorumdur...)

bilgisayarı iyi biliyorsam, sizlerle aynı dili konuşmak içindir... varsın yaşıtlarımla aynı dili konuşmayım...

kurtlar vadisini, kavak yellerini, arka sıraları, sizlerle beraber izlerim...

derste sizler gibi sıralara oturuyorsam ve öğretmen sandalyesinde hiç oturmuyorsam,,, bunun bir anlamı olmalı....

geçen ay müdür yardımcılığı teklif edildiğinde kabul etmiyorsam, öğrencilerden ayrılmayı gözü alamadığından....

gözüme bakıp da, iltifat bekleyen her öğrenciye çok güzelsin, harikasın, çok yakışıklısın, delikanlı adamsın, temizsin, süpersin, diyorsam, aynı şeyleri sizden işitmek için yapıyorumdur....

yaşıtlarımın artık gülmediği ve hatırlamadığı nasreddin hoca fıkralarını ilk kez benden duyduğunuzda, bu fıkraları öğretmenimden ilk duyduğum günlere dönerim... nasreddin hoca fıkraları anlatırım... nasreddin hoca'yı genç kuşaklara ben taşırım... fatiha'yı öğretirim,, "yetişkinliğinizde beni anıp, ruhuma fatiha okuyun" derim... amaç fatiha'dan nasreddin hoca'dan çok unutulmamaktır...

hac ünitesini anlattığımda ilerde hacca gideceksiniz, belki ben o zaman ölmüş olacağım, benim için bir tavaf yapın demem de, beyinlerinizde 40 sene boyunca yer edinmek içindir....

okul geceleri en son herkes dağılınca 8lerin zibidileri kalır... mahalleli gider, öğretmenlerin çoğu gider, ama ben sizlerle kalırım, sahnedeki yalnızlığımuz ve çalan müzik, ankara sokak düğünlerini çocukluğumda yatağımda sessizce dinlememi çağrıştırır........

okul gecelerinde tüm mahallelinin en güzel elbiselerini giyerek ve abartılı makyajla gelmesi, köyümün düğünlerini...

mail adresimi "colaturka" şeklinde almışsam, mailimin unutulmaması ve her colaturka içilmesinde hatırlanmam içindir... çocuklara mail adresimi verip, kendileriyle chat yapmamamın en büyük sebebi de, ilerde beni hatırladığınız zaman beni colaturka hotmail adresinde aramanız içindir...

şimdilik msn'de çocuklarla bir slm alış verişi... yetişkinliğimizde, hepimiz arkadaş... ben 50'me gelince onların 30 olması beni onlardan birisi yapar çünkü...


video


3 temas:

devenin_bale_papucu dedi ki...

Ne kadar güzel anlatmışsınız nasıl bir öğretmen olduğunuzu:)Çok hoş cidden..
Birincisi eğer siz tahmin ettiğim gibi(ki yazınızdan çıkardığım sonuç bu) bu kadar iyi bir öğretmenseniz lütfen zaten müdür yardımcısı felan olmayın sevilen bir öğretmenken gıcık olunan bir m.yardımcısı olmanın gereği yoktur sanırım..öğrencilerin idareciden çok kendilerini anlayan öğretmenlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum..

''fatiha'yı öğretirim,, "yetişkinliğinizde beni anıp, ruhuma fatiha okuyun" derim''demişsiniz siz söylemesenizde onlar sizin içinde dua edecekler emin olun..Ben dualarımda ilk sıralarda öncelikle Kuran Hocamı anarım Kuranı bana SEVDİRdiği için(öğretmekten öteydi onun yaptığı )
son olarak inşallah öğrencileriniz de size hakettiğiniz değeri veriyorlardır..
son bir not: bir yerde gülümsseme ikonu var tamamen iyi niyettendir..

muhaber dedi ki...

"Ne kadar güzel anlatmışsınız nasıl bir öğretmen olduğunuzu:)" amacım da zaten buydu. egoistlik... ben egoistim... nihohahahaha....

ben de zaten iyi niyetinize vermiştim o ikonu

devenin_bale_papucu dedi ki...

o zaman ''çocuklar hocanın yaptıklarını değil yap dediklerini'' yapsınlar..istlere karşıyızz da

Yorum Gönder

Gerçekten çok güzel bir konuya temas ettiniz. Teşekkür ederim.

Related Posts with Thumbnails