Subscribe Twitter FaceBook

26 09 2008

Kaza Ve Kadere İman

Kaza, "kaderin uygulanışı" demek. Başımıza kötü bir olay geldiğinde ise, bunun kaderimizde olduğunu hatırlayıp "kaza" derken, aslında kötü olaylar karşısında Allah'ı hatırlamamız gelir aklıma...

Bugün ufacık bir kaza yaptım. Allah'ı ben de hatırladım. Kader ve Kaza'ya inanıyordum. Çünkü Allah'a inanıyordum. Allah'a inananlar arasında var mıdır, kaza ve kadere inanmayan?

Kaza sonrası ta, ehliyeti aldığım 1992'den beri, fotoğraf gibi geçti gözümün önünden kazalarım... Aynen şu fotoğraf misali:



Ehliyeti aldığım 1992'de 16 yaşında olmama rağmen ehliyet alabildim. Çünkü iki yaş büyük yazılmıştım kimliğe. Sonradan mahkeme ile değiştirdim gerçi yaşımı...

Ehliyetimde görülen sıbyan kadarken (lise 3'teyim), altımda sıfır araba vardı. Polisler peşimden koşar, ve bir suçlu yakalamışçasına, sırıtarak "genç ehliyet?" derlerdi; ehliyetimi uzatınca da "tebrik ederim genç!" diye tepkime alırdım.

İşte bu kadar sıbyanken ehliyetimi aldığım ilk sene 3 kaza yaptım.

3. kazam:

Özal'ın öldüğü gece, Esat Coşan'ın sohbetine, Fethullah Hoca'nın talebelerini götürmüştüm. Sohbet sonrası gece 02.00'da bir yola yanlış sapmam sonucu arkadan darbe yedim. Hızımdan ötürü de ancak, 2. bir arabaya çarpıp durabildim.

Sonuç vahimdi. Babam, abilerimi gönderdi. Sonraki gün aşağı yukarı şöyle şeyler dedi:

"Eşşolueşşek, kaza yaptığına kızmıyorum. Kızarsam belki, araba kullanma fobin olur diye kızamıyorum. Yoksa bir yerini komazdım. Ama, benim kızdığım şu. Gece 2'de ne yapıyodun lan?!"

Bir senede 3 kazadan sonra, cemaatten bir abiye gittim. Bu abi muska falan yazardı. Hatta bir gece yarısı kendisini yatakların altını karıştırırken bulduğumda "odaya bir cin girdi. Perdeden büyüktü... Yakarlarsam canına okuyacam" demişti.

Sabah olduğunda kendisinden, trafik kazalarına karşı muska yazmasını istedim. Bir kitap aldı eline. Yazmaya başladı. Yazdığı duanın başında "kaza ve belaya karşı dua" yazıyordu. Sonra dedim ki:

- Ben trafik kazaları için dua istemiştim.

- Olur abisi. Sonuna "trafik kazaları için de geçerlidir" diye bir şerh (not) düşerim.

İşte bu diyalogtan tam 12 yıl sonrasına kadar hiç kaza geçirmedim; 4 yıl öncesine kadar...

O gün, tanıştırdığım bir çift evlenmiş ve düğün arabalarını da, kendi arabamı yapmıştım. Düğün bittikten hemen sonra ise kaza yapmıştım.

O an yeniden aklıma bir şey geldi. Benim yukarda anlattığım kaza günü, yani Özal'ın öldüğü gün, gene düğün arabası olarak kullanmıştım arabamı.

Bu kazadan sonra, düğün arabası kullanmanın uğursuzluk getirdiğine de iman ettim...

Bir daha düğün arabası kullanmayacaktım. Bu benim artık batıl inancım olmuştu. Ne var ki, 3 sene önce evlenen kayınbiraderimi kıramadım. Onun da düğün arabasını ben sürdüm.

Düğün Hatay'da olmuştu. Aynı gün Ankara'ya yola çıktım. Gece 03.00 suları Pozantı'da 140km ile giderken araba istop ediverdi. Arabanın ışıkları ve elektrik aksamında ne varsa söndü. Gece o saatte, 140 ile giden ve ışıkları yanmayan ve istop eden arabayı, sağa çekene kadar, ömrümden kaç sene gitti bilmiyorum.

Bu sefer kesin yemin ettim. Düğün arabası kullanmayacaktım. Bu olaydan sonra iki kez düğün arabası kullanmak için teklif aldım. İkisini de kibarca reddettim.

Peki, bugünkü kazam neden olmuştu? Düğün arabası da kullanmamıştım.

Yoksa?!

Bugün Kadir Gecesi'ni idrak edecek olmamızdan, araba sürerken İhlas Suresi'ni okuyup duruyor ve aynı zamanda -Allah affetsin- Antalya'nın muhteşem güzelliklerini kesiyordum. Evet bu kaza, sure okurken, haram işlemenin bedeli olmalıydı.

Yoksa?!

Bugün, Thk fitre zarfını kaybeden öğrencime yeni bir zarf vermiştim. Bu öğrencim zarfı isteyerek almıştı. Ve biliyordum ki, zarfı da kaybetmemişti. Gene zarf verdim. Yeni zarfın üstüne "1 ytl" koyduğunu yazıp getirmiş. Zarfa baktım, içine para koymamış. Öğrencimi sınıf içinde mahcup edip "1. dönem bitene kadar voleybol takımında yoksun" diye azarlamıştım.

Efendim, ilkokulda din dersim zayıftı. Çünkü ezbere bildiğim halde, kekemeliğimden süreleri okuyamazdım. Orta okulda da, beden dersim zayıf olduğundan hayatta bir kez teşekkür alacağım halde, teşekkür alamamıştım. Sabıkalı olduğum iki dersin adeta öğretmeni olmuştum. Zaten din öğretmeniyim. Bir de okulun, spor kulübünde ve voleybol takımında çalıştırıcıyım...

Neyse... Öğrencimi sınıfın içinde rezil ettiğimden mi bunlar başıma gelmişti?

Bu düşüncelerimde ve muhasebelerimde hiç samimi değilim. Aynen, Saw (testere) serisini bir günde izledikten sonra, insanlara bakıp, şundan iyi et çıkar, şu adamdan net yağsız 75 kilo et çıkar, hele şundan kemikli 60 kilo ancak çıkar düşüncelerim kadar samimiyetsiz, içtensiz ve yargısız...

Yargılamamanızı istirham ederim.

7 temas:

royalrojana dedi ki...

Hocam Bayramınız Ailecek mübarek olsun.En derin saygılarımla...

orpen dedi ki...

Hocam trafik kazası muskasından seri üretime geçilirse ticari başarı muhakkak.Ortam müsait.

muhaber.net dedi ki...

@royalrojana

Bloğunuza cevap yazdığım için buraya yazmıyorum ;)

@orpen

evet ortam çok müsait. bir de bunu benim yeminli fetva müşavirlik bürosundan (!) yaparsak daha bir etiketli olur, paraları vurururuz :P

medyatiki dedi ki...

bu kadar içtensiz, samimiyetsiz ama enteresandır ki çoğu mantıklı bu muhasebelerin ve de enteresan. :)

muhaber.net dedi ki...

@medyatiki

efenim güzel iltifatlarınız için samimiyetsiz olarak teşekkür ederim :P

Adsız dedi ki...

hocam her kazanin altinda bir batil inanc ariyacagina yaptigin hatalari, kazanin hangi sebepten dolayi olduguna kafa yorup kendini ona gore gelistirseydin belki diger kazalari yapmazdin

muhaber dedi ki...

:)

Yorum Gönder

Gerçekten çok güzel bir konuya temas ettiniz. Teşekkür ederim.

Related Posts with Thumbnails