Akp Kapatılmadı
Kıyamet'in Cuma günü ikindiden sonra kopacağına dair hadisler var. "Neden, Cuma günü ve ikini sonrası?" diye sorarken, bunun hikmetini Anayasa Mahkemesi'nde buldum. Cevabı (iki nokta üstüste): Borsaya halel getirmemek.
Anayasa Mahkemesi, türban kararı gibi, Cuma'yı beklemese de bu sefer, en azından ikindi sonrasını bekledi. Cuma'yı beklemedi, çünkü Cuma'ya Yaş olacağıdı...
30 Temmuz günü borsanın ani yükselişini sabahtan görünce Akp'nin kapatılmayacağını anlamıştım. Her ne kadar, 30 Temmuz borsa yükselişini, basın Abd'deki iyileştirmeye bağlasa da, bağlantıyı kuran kurmuştu (örnek: ben (!))...
Akp'ye dava açıldığı 14/03/2008'de hemen-hemen herkes Akp'nin kapatılmasına kesin gözüyle bakarken, Hak-Par'ın kapatılmaması ve özellikle Ergenekon Operasyonu'nun derinleşmesi akıllarda "acaba" sorusunu sormaya başladı. Gene de, bu soruya herkesler "Akp nasıl olsa kapatılacak. Bari vurdu-vuruldu olmasın; vurdu-vurdu olsun" şeklinde cevaplar vermeye başladı.
Sonra birden Yaş'ın önemi ortaya çıktı. Hatta 28 Temmuz'dan bir iki hafta önce, Akp'den çok önemli birisinden "28 Temmuz'dan önce dava, görüşmeye alınır. Ve, 1 Ağustos'tan önce de karar açıklanırsa, Akp kapatılmayacak" sözlerini duyunca hayretten hayretlere düşmüştüm ki, Vatan Gazetesi kapatmadan bir-iki gün önce skoru bile ilan etmişti: 6/5.
Gerçekten de Haşim Kılıç 30 Temmuz 2008 'de saatler 18.00 sularında kararlar açıklandığında, kıyamet koptu. En azından Sakarya Caddesi'nin meyhanelerinde kapatılmama haberini izleyen bendeniz, meyhane köşelerinden Kılıç'ı izleyen yüzlerdeki kıyameti bariz bir şekilde görmüştü... Meyhaneler iyi iş yapacaktı; müşterileri efkarlanmıştı...
Kapatma olması için 11'de 7 oy gerekiyordu. "Fakat kapatma olmasın diyen" bir oya sahip Haşim Kılı'ın dediği oldu; yaptırım olarak da "Akp odaktır fakat kapatılacak kadar odak değildir. Bu yüzden para cezası verelim" diyen 4 kişinin cezası uygun görüldü.
Benim merak ettiğim şu: 4 kişi "kapansın"; diğer 6 kişi de "ceza-i müeyyide uygunlansın" deseydi ne olacaktı?
Ben ne kadar işi geyiğe döksem de, ortada bir garabet var. Allah'tan bu garabeti üstad hukukçu Sami Selçuk da çözmüş; her ne kadar benim kadar demese de. ( Sami Selçuk'un ne demek istediğini Mümtaz Türköne bir yazısında gayet açık anlatmış. Okumak istenilirse, burası tıklanıla)
Neticede:
1- Yargıtay'ın Fethullah Hoca'yı beraat ettirmesinden ve Ergenekon Davasından sonra sol ve ulusal kesimin bu kararla yargıya olan güveni iyice bitti.
2- Abdullatif Şener yıkıldı.
3- Akp'nin laiklik odağı olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından tescillendi, böylece Akp, adeta rehin alındı. Kapatılsaydı kendileri için belki daha iyi olurdu.
4- Darbe bile olacaksa Türkiye'de Cuma günü ikindi sonrası olacaktır. Borsalar 2 günde toparlansın diye...
6.8.08
|
Etiketler:
ALMANAK 2008
|



3 yorum:
akp kapatılsa da kapatılmasa da kıyamet kopmayacaktı ama karar öncesinde sonucun bu kadar belli olması şaşırtıcı değil mi? mahkeme zamana, koşullara ve siyasi ortama göre mi karar veriyor, sorusunu sormama neden oldu. kapatma davası başından beri büyük bir garabetti ve bu garabet büyük bir ziyanla sona erdi. dediğin gibi kapatılmama kararının yanı sıra verilen ceza da memlekette laikcilik tartışmalarını da sürekli hale getirdi.
haberleri sakarya caddesi'nin meyhanelerinde izlemek gibi bir alışkanlığnız mı var, merak ettim ayrıca.
öyle bir alışkanlığım yok. sakarya caddesindeki akçağ kitabevine giderken, tam o sırada karar açıklanıyordur. meyhane televizyonları da sokağa bakıyordu. birisine geçip izledim :)
Yorum Gönder