Gol Yedikten Sonra Bıyık Altından Gülmek

Türkiye Avrupa 2008 (Euro 2008) Turnuvası'nda yarı finale çıktı. Türkiye'nin final süreci:

İlk maçta, Portekiz'e yenildik. Bu maçtan sonra Fatih Terim, idam sehpasına çıkarıldı. Fakat, idam edilmedi. En büyük gerekçe: Arda'yı oynatmama...

Ev sahibi İsviçre'yi öne geçtiği halde Arda'nın sayesinde yendik ve eledik. En çok buna sevindim. Elemelerdeki intikamımız ve rövanşımız alındı.

Çekler'i son 3 dakikada yendik; çeyrek finaldeyiz.

Hırvatlarla maçımız Viyana'da. Viyana rövanşları konuşuldu bu sefer. Hırvatlar, 119'da gol attı. Biz, 120+2'de; yarı finaldeyiz. Fatih Terim, maç sonrası "yenilseydik, idam edilecektik" dedi...

Yarı finalde Almanlar'dan 2. golü yedikten ve mağlup duruma düştükten sonra Türkler, bıyık altından gülmeye başladı.

Bu gülüş smileyi şöyleydi: : { )

Ne var ki, Çek ve Hırvat maçlarından ders çıkaran Almanya, 3. golü çok geç atarak, bize gol atma zamanı ve fırsatı bırakmadı :(((

2002 Dünya Kupası Finalleri'nde krizdeydik, Dünya üçüncülüğü ilaç gibi gelmiş sokaklara dökülmüştük. Hatta 2002'de Davut Güloğlu'nun Nurcanım şarkısı, halktaki krizi unutturduğu için Cumhurbaşkanı Sezer tarafından tebrik edilmişti Davutoğlu...

2008 Avrupa Kupası Finalleri'nde de krizleydeydik. Ve her galibiyet sonrası milletimin sokaklara dökülmesi halkımızın boşalması olarak yorumlandı. Ya kardeşim, krizsiz bir ortamda sevinmek istiyorum artık ben... Maçların bana teselli olmadığı; eğlence olduğu ortamlar...

Nasıl sevindik?

Milli takım için hepimiz çok şey yaptık
Kimimiz gol attı, kimimiz kurşun attık

Ben de çok şey yaptım: Arabamın kornasını patlattım, kırmızı ışıklarda geçtim, sesim kısıldı...

Ama oturduğum öğretmen lojmanlarında öğretmenler, evimin ilerisindeki asker lojmanlarından askerler tabanca patlattı; hangi öğretmen komşumda tabanca var, onu öğrendim.

Silah sıkma eylemini hiç bir yayın bitiremedi. Halbuki ben, bıçak gibi kesecek bir önlem biliyorum:
Çeyrek finalden sonra, Milli Takım'ın finallerden çekilmesi, süper bir önlem olurdu.

Bence buna değerdi.




4 yorum:

ZehirliÖrümcek dedi ki...

İlginç bir yöntem hocam! Olabilirdi belkide!

muhaber.net dedi ki...

başka türlü kesmenin yolu yok. dediğim gibi eğitimli insanlar bile bu yönteme başvuruyorsa.... nasıl olacak ki başka ?

antalya, zafer geceleri savaş alanına dönüyor resmen...

orpen dedi ki...

Hocam öneriniz dikkate değerdi ama uygulanabilirliği imkansız gibi.Bu sorun da çözümü uzun vadeli.Çok radikal çözümler mevcut değil.Eğitim,gelir düzeyi gibi faktörlerin bu soruna uzun vadede etkisi büyük.Yani çözüm için sanılandan daha fazla emek harcamak lazım.

muhaber.net dedi ki...

uygulanması bence de imkansız. ama iş o kadar ciddi.

"Eğitim,gelir düzeyi gibi faktörlerin bu soruna uzun vadede etkisi büyük." demişsiniz. fakat, yazımda belirttiğim üzere zaten bu işi eğitimli insanlar yapıyor. öğretmenler, askerler falan yapıyor...

Yorum Gönder

BENCİLEYİN

Fotoğrafım
muhaber.net:
Din k. öğretmeni; Ankaralı, Hataylı, Vanlı ve şimdilerde Antalyalı; eski müflis tüccarlardan; 30 yaş bunalımını atlatamamış, 32 yaşında; kendisi; bir kızın babası; bir kadının eşi; babasının oğlu. ve muhaber.net: Ekşi Sözlük'teki Kasaturasız Rambo'nun tekrarı...
Profilimin tamamını görüntüle