Ölüm Korkusu, Bilemedin, Ölüm Sevgisi

Hz. Muhammed (sav) bir gün, kuma iki çizgi çektikten sonra, dikey çizgi için "hayal", yatay çizgi için "ömür" der.




Sonra, ömür ve hayal çizgisi arasına, bir dikey çizgi daha çekerek, bu çizgiye de "ölüm" der.




Çizgilerden iki anlam çıkıyor.

1- Ölüm korkusu: İnsan bu dünyada hayallerine kavuşmak için çalışır. Ama hayalleri ve ömür arasına ölüm girerek, insan hayallerine kavuşamadan ölür. İnsan, hayalleri ile arasında, ölümü gördüğü için ölümden korkar.

2- Ölüm sevgisi: Hayal çizgisi, ölüm çizgisinden sonra geldiğine göre, insanlar hayallerine öldükten sonra kavuşur. İnsan, bu yüzden ölümü sevebilir.

Fakat, hem ölüm korkusu, hem de, ölüm sevgisi güzel bir şey değildir. Montaigne, böbrek kumu hastalığındaki acılar sayesinde, ölüm korkusunu yendiğini belirttikten sonra şöyle diyor: "Kum hastalığım sayesinde, ölüm korkusundan kurtuldum. Dileğim odur ki: Kum hastalığım, ölümü sevdirecek kadar ilerlemesin. Çünkü, her ikisi de aynı şeydir."

O zaman çare, hayal çzigisini kaldırmak mı? Ne var ki, bu çizgi kaldırıldığı zaman, ölüm çizgisi kalkmış olmuyor...

O zaman tek bir çare ya da, gerçek kalıyor: Ölüm çizgisi; ölümü kabullenmek.

Ölümü kabullenmek, hastalığı kabullenmek, kendisi ile barışık olmaktan geçiyor olabilir.

Dostoyevski, sara illetine müptela imiş. Bazen kendini kaybeder düşer, çırpınır dururmuş. Bazı yaralar alırmış. Sara nöbeti geçip de kendine gelince: "Allah'ım; beni daha çok hırpala, daha çok ıztırap ver! Seni seviyorum; Senin verdiğin ızdırapları, acıları da seviyorum." diye yalvarırmış.

Dostoyevski böyle yapıyordu, çünkü kendisini, kendisinin değil Allah'ın olarak kabul ediyordu.

Madem, kemdimiz kendimizin değil, neden ölümden korkulsun ki? Neticede bir ölüm haberinde "İnna lillah ve inna ileyhi raciun" ayetini "Allah'tan geldik, ve O'na döneceğiz" anlamında okumuyor muyuz?

Kendimizi sahiplenmemek, başkasının kendi malını kaybetmesinde, kendimizin üzülmemesi kadar, kendimizin ölümünde, ölüm korkusunu yenmemizi sağlar.

Klavyem böyle laflar ediyor. Fakat, kalbim böyle demiyor. Kalbim böyle diyemediği için, yazılarım da boş...

En güzelini, Konfüçyüs demiş:

"Allah'dan başka hiç bir şeyi olmayan ben, Allah'dan başka her şeyi olana acırım."

Bundan da güzelini, bir öğrencim demişti:

"Herhalde yani. Çünkü bir insanın Allah'ı varsa, her şeyi vardır da ondan acır."

Yukardaki, çizgileri aynı öğrencime çizseydim, kesin şunu da, sorardı:

" Hocam, bir insanın hayali ölümse, kaç dikey çizgi çizeceğiz?!"

Sonra ben kafayı yiyeceğim...

Kafayı yedimse, Yahudilikteki 10 emri yazmadan da geçemiyeceğim:

1- Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Tanrın Yahve benim.

2- Karşımda başka ilahların (tanrıların) olmayacaktır.

3- Tanrın Rabbin ismini boş yere ağza almayacaksın; çünkü Rab kendi ismini boş yere ağza alanı suçsuz tutmayacaktır.

4- Şabbat (Cumartesi) gününü takdis etmek için onu hatırında tut. Altı gün işleyeceksin ve bütün işini yapacaksın; fakat yedinci gün Tanrın Rabbe Şabbat'tır; sen ve oğlun ve kızın, kölen ve cariyen ve hayvanların ve kapılarında olan garibin, hiçbir iş yapmayacaksın; çünkü Rab gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı ve yedinci günde istirahat etti; bunun için Rab Şabbat gününü mübarek kıldı ve onu takdis etti.

5- Babana ve anana hürmet et, ta ki, Tanrın Rabbin sana vermekte olduğu toprakta ömrün uzun olsun.

6- Katletmeyeceksin.

7- Zina etmeyeceksin.

8- Çalmayacaksın.

9- Komşuna karşı yalan şehadet etmeyeceksin.

10- Komşunun evine tamah etmeyeceksin; komşunun karısına yahut kölesine yahut eşeğine yahut komşunun hiçbir şeyine tamah etmeyeceksin.


Bonus: Müslüm Baba'yı rahat bırakacaksın.


6 yorum:

orpen dedi ki...

hocam güzel konu bulmuşsun bir nevi içtihat gibi olmuş benim görüşüm bu dünyada herkesin bildiği evrensel olarak kötülük tarifine giren şeylere bulaşmayanlar ölümden de korkmazlar.Çelişkili konularda mantık kullanmak en doğrusu fazla derine girince kafa karışıklığı olabilir.Neticede aklın yolu bir.

muhaber.net dedi ki...

üstadım haklısınız, derinlerde kafa karışıklığı çok oluyor. kafa yiyen çok insan gördüm :).. inşallah onlardan olmam. sağolun

bir de, royalrojana'ya not:

değerli arkadaşım, ben yorum girebiliyorum. demek ki, "error" olayı pek yok. bekliyorum.

royalrojana dedi ki...

Değerli bir konu...
Bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler Hocam.

ZehirliÖrümcek dedi ki...

Yanlışım olabilir ama;İnsanın bu kendini sahiplenmesi ve Yaradanı unutması Tin Suresinde anlatılmış di mi hocam?

En yüce yaratılan insan birden aşşaların en aşşası yapılmış!

Dünyada her şeyden ikişertane var!Yani gece gündüz,uzun kısa,acı tatlı...Bunlar tüm diğer her şey gibi sadece 1 liğin Allaha ağit olduğunu ve Tek gerçeğin Allah olduğunu anlatıyor diye düşünüyorum.Saygılar

artificial dedi ki...

uzun süredir hasta olmuyorum, tabi insan nisyan ile maluldur..herşey tıkırındayken ççooook ölüm uzak duruyor..hatırımdan uzan süredir çıkmış bulunan gereken 1-2 şeyi hatırlattınız..

bi hadis var: insan yaşlandıkça 2 şey gençleşir,
1) dünya hırsı
2) unuttum :)

muhaber.net dedi ki...

@zehirli örümcek

evet, Tin Suresi'nde anlatılıyor. Her şeyin çifter çifter olması Allah'ın tekliğini göstermesi gerçekten güzel bir düşünce. Bunu bence çok irdelemek lazım :)
Saygılar+sevgiler benden.

@artificial

siz 2. sini unutmuşsunuz, ben o hadisi de bilmiyordum. hiç olmazsa "dünya hırsını" de bana hatırlattınız. :)

Yorum Gönder

BENCİLEYİN

Fotoğrafım
muhaber.net:
Din k. öğretmeni; Ankaralı, Hataylı, Vanlı ve şimdilerde Antalyalı; eski müflis tüccarlardan; 30 yaş bunalımını atlatamamış, 32 yaşında; kendisi; bir kızın babası; bir kadının eşi; babasının oğlu. ve muhaber.net: Ekşi Sözlük'teki Kasaturasız Rambo'nun tekrarı...
Profilimin tamamını görüntüle